poyraz oğlum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
poyraz oğlum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Haziran 2015 Salı

9. Ay

9 aylık minik prensim :) 
 10.60 gr 74 cm sin. Kilo almıyorsun sorun etmiyorum desem de acabalar beynimi kemiriyor. Belli aylarda kilo alımının durması, hatta birazcık vermenin normal olduğu okuyorum. Yine de annelik içgüdüsü sanırım nerde yanlış yapıyorum diyorum. 
 9 ayının ilk haftasını bana kök söktürerek geçirdiğini belirtiyim. Kafayı yiyecektim ;) Allah'tan biraz toparlandın.. Baban izinde olduğu için bikaç gezip tozma girişimimizin ne kadar saçma olduğunu gösterdin yavruum ;) 
 Ev arayışında olduğumuz günlerde biraz düzenin bozuldu. O eve bak, şurda da varmış bakalım derken uyku saatlerini kaçırdın. Sonrasında aile ziyaretleri,düğünler derken bastın çığlığı yeter diye. Tüm bu gezmelerimizin sonunda birazda hasta olduğundan çok zorlandığımı itiraf ediyim.. Ama hata bizde senlik bir durum yok ;) Ramazan ayında olduğumuzdan babannenlere seferlerimiz devam ediyor. Bu da düzeni oturtamamamızı sağlıyor tabi. Biraz ara vericeğimi hergün gelmeme kararı aldığı ilan etmiştim. Tabi misafir trafiğide yoğun olunca '10 dakika uğrayın bir görsünler' ile girdiğimiz yerden 1 saate ancak çıkıyoruz. Sabret bebeğim annen el atacak duruma zira sabrı sınırda ;) 
 Üst sağda iki dişin patladı. An itibariyle 4 adet inciye sahipsin. Huzursuzluğunun,gece ağlamalarının bir diğer sebebide bu minik beyaz inciler olsa gerek ;) 
Ayakta dengede durabildiğinden bahsetmişmiydim. Bir-kii-üüç diye seni bırakıyorum ve 1-2 saniye dengede kalabiliyorsun. Koltuk kenarlarında yardımsız durabiliyorsun. Hatta kendini itip durabildiğin kadar dengede durup, hoop kucağıma düşüyorsun..
 Yürüteçde kendini aştın artık. Ordan oraya dönüp duruyorsun. Yürütecin yürümeyi geciktirdiği söyleniyor ya bence doğru. Onunla hızla ilerlerken onsuz ürkek davranıyorsun. Karnından sarmalanmayı arıyorsun sanırım . Ama ne yalan söyleyim elim ayağım gibi . Evi süpürmek istediğimde hop koyuyorum içine peşimden heyecanla geliyorsun. Hooş tehlikeli olmaya başladı. İçınden sarkmaya çalışıyorsun dur yapma demem nafile tabi..
 Aay saçlarına bitiyoruum. Bana kalsa böyle uzun olsun ben oynarım,tararım. Ama seni düşünmek lazım geldiğinde kestirmemiz gerekiyor. Çok terletiyor ve gözüne giriyor. Rahatsız olman hoşumuza gitmediğinden bayramdan önce traş etme kararı aldı baban. Bakalım bu sefer uygulayabilecekmiyiz..
 Her zaman ki gibi çok tatlısın. Acayip mimiklerin var anlatamıyorum. Heyecanlanında titremen,totonla girdiğin şekiller. Şimdi beynimde kaldığı yerde sonsuza kadar kalsın lütfen. Seninle ilgili hiçbirşeyi unutmak istemiyorum..
 Boynundaki saçlarından öpüyoruum çocuuk. 

19 Haziran 2015 Cuma

8. Ay

Bu ay yine geç yazıyorum. Lakin bahanem var hiçbir şeyi atlamamaya özen gösteriyorum..
 8 aylık bebiş olarak 10.50 gr agırlığa 74 cm boy uzunluğuna 48 cm kafa çevresine sahipsin. Minik koca erkeğimsin ;) 
 Bir başka bu ay. Hoplamalar,zıplamalar,gülmeler,coşmalar,ağlamalar..
 Minik ellerin artık herşeyin içinde. Yemeğin,suyun,ağzımın,burnumun. Emmen için gögsüme yatırdığımda saçımda yüzümde gezen ellerin mutlak süretle canımı yakmadan geri çekilmiyor.
 Daha hareketli olduğun günleri daha da hareketli olacağın günlerin gerisinde bırakıyoruz. Emeklemek değil de solucan gibi kıvrılman olacakların habercisi gibi. Ne zaman yatırsam seni (beslemek,uyutmak,alt açmak,temizlemek farketmiyor) hoop diye dönüp anında poponu kıvıra kıvıra geri geri ilerlemen :) Uyutmaya çalışırken yarım saatte 20 den fazla yapınca iş komik olmaktan çıkıyor gerçi ama olsun. Ben düzeltiyorum sen dönüyorsun, ben düzeltiyorum sen dönüyorsun. Olur da aman oynasın azcık diyiversem ipin ucu kaçıyor, uyku vakti de geçtiği için mızmızmızlanıyorsun.
 Poponu kıvırmayı becerdiğinden beri anne-baba yatağından da inebiliyorsun. İlk günler temkinli olsanda şu sıralar fırsatı bulduğun da hop birden yerdesin. Ay birde yere iniş yaptıktan sonra o bakışların yok mu. Öyle mağrur, öyle gururlu. 
Geçen ay yürüteçde ara sıra hareket eden sen bu ay istediğin yere ulaşıyorsun. Peşimden bu sayede ayrılmıyorsun. 
8 aylık saltanatıma devamlı 'baba' diyerek son vermiş bulunuyorsun ya canın saolsun. Ama babanı bir görsen bir anlayabilsen nasıl havalarda. Her gördüğüne 'baba diyo bak' diyerek geziniyor..
Yine çok seviyorum seni. Uyuyunca, ya da yanından ayrılınca (ki 5 dakikadan uzun sürmez) özlüyorum. Saçını, kaşını, gözünü, yumuk ellerini, bileğine ip bağlanmış etkisini veren boğumlarını çok çok öpüyorum.

28 Mayıs 2015 Perşembe

10. Hafta


Selaam ;) 
 10. Haftası bitmek üzere olan, ev taşıması gereken ama henüz ortada taşıncağı bir ev olmayan,kucağındaki beybitonun yeni şeyler keşfetmesiyle mutluluktan uçan lakin devamlı yapmasıyla ' tamam anladık yapabiliyorsun ama yeter' diye söylenen, huysuz, canı sıkkın bir gebe kişisi olarak karşınızdayım.
 Bu haftanın bir iki gününü saymazsak artık midem bulanmıyor. Ve artık bulduğum yere yığılıp uyuyakalmıyorum. Hatta dün gece 12'yi geçmişti yattığımda ;) 
 Halsizlik değil isteksiz hissediyorum. Yemek yemem gerek biliyorum -ki hem karnımda can bulan, hem de gögsümde süt bulan için- yine de istemiyorum. Zor bela tıkıyorum ağzıma. 
Bir haftalık bir sürede sanki yılların yorgunluğu beni buldu. Çökmüş,bitmiş umutsuz bir havam var. Belki de aynadaki görüntümde kendimi iyice çirkin gördüğümdendir..
 Taşınma fikri o kadar meşgül ediyor, canımı sıkıyor ki sevdiklerimin canını acıtıyorum. Sevgili eşimden özür diliyorum. Sen sorun yok diyorsun ama bence üzülüyorsun hissediyorum. Ve ben haklı bile olsam seni üzmek istemiyorum..
 Bizim ufaklığın organları tamamlanmış. Bu haftadan sonra hızla gelişip büyüyecekmiş. Minyatür insan oluvermis ;) 
 Hafif kilo almış gibiyim ya da şişkinlik ya da karnım çıkmaya mı başladı bilmiyorum. Sanki (zaten var olan) göbek bir tık daha büyüdü. İkinci gebeliklerde karın erken çıkarmış ancak bu kadar da erken değildir bence :) 
Annemi özledim,kardeşlerimi de..
  Çilek kadarmış bu hafta. 4-5 cm ve 6 gr kadar. 
Güzel şeyler hayal ediyorum. Poyraz gelen kardeşini kıskanmasın,sevsin,anlaşsın,ufaklıkda abisinin değerini bilsin..
 Dinimiz amiin ;) 

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Gebeyim ben gebeyim!

İnternetteki hesaplayıcılara göre 8 hafta 4 gün yani 9 haftalık hamileyim.Ta taam ;) Süpriz bir hamileliğe el salladığım şu günlerde nacizane olanı biteni anlatmak istiyorum..
Mide bulantıları zorluyor biraz. Bakınca sebebsizce midemin bulandığı kahvaltılıkları ellemiyorum hiç. Bir bardak süt,bir dilim pasta,bir kase erik. Bu sabahın kahvaltı menüsü.
Bu hafta minik fasulye 2,5 cm boyunda olması muhtemelmiş. 2,5! Şaka gibi. Şu an önümde duran erik kadar sanırım.( Yemek için önüme koyduğum şeyi bebeğime benzetmeseydim iyiydi. Öylece bakıp 'Bu kadar şimdi' diye erikten bebek hayal etmek garip oldu.) 
Kasıklarda ve dikiş bölgemde ağrılarım var. Öyle ki kimi zaman nefes aldıkça güçleniyor. Birkaç saniye nefesimi tutunca kendiliğinden geçiyor. Rahmin büyümesine bağlı olarak onu taşıyan bağların esneyememesiyle oluşurmuş ağrılar. 
Baş dönmesi,çarpıntı gibi şeyler de oluyor ara ara. Yorgunluk hissi zirvede. Akşam Poyraz'ı uyutmaya çalışırken kendim uyuyakalıyorum :)
Emzirme. Ahh.. Poyraz'ı emzirmeye devam ediyorum. Ve mümkün olduğunca devam edeceğim. Belki iki bebeği birden emzirebilirim ;) Yalnız iki üç haftadır hamileliğin getirisi olan gögüs hassasiyeti canımı yakıyor. Sanki ilk defa emzirmeye başlamışım gibi. İlk günlerdeki gibi gögüs uçlarım acıyor. Bir iki dakika emdikten sonra ağrı geçiyor ama can yakıyor. Yine de pes etmiyeceğim. Emzirmek önemli,bırakmayacağım.
 Psikolojim bozulmuş olabilir. Yoksa tek sorumlusu hormonlarım mı bu dengesizliğin bilmiyorum. Hamilelik zaten beni en çok duygusal olarak yıpratıyor.Yani Poyraz'da öyle olmuştu.. Durup durup ağlamalar,kızıp bağirmalar,iniş çıkışlar. Değişik hissediyorum.
Hala çok korkuyorum. İki çocuk. 22 yaşında birine ağır gelir mi? Yeterince yetebilir miyim? Poyraz? Bebeğim kardeşini kıskanır mı? Tüm bu hamilelik sıkıntıları ona olan vaktimi çalar mı? Peki doğacak minik tüm ilgiyi istemez mi? 
Daha nice soru var kafamda. Bazen Poyraz'a baktıkça hüzünleniyorum. Gerçekten insanların dediği gibi pabucu dama mı atıldı yani. Kuma geliyor sana oğlum dediklerinde anlayıp üzülür mü? 
Daha aile bireylerine vermedik haberi. Beklemek istediğimi söyledim. İlk kabul etmedi eşim ama hazır olmamı bekliyor saolsun.Bir iki kişi biliyor onlar da şansa öğrendiler.
 Hazır olduğumu düşünmüyorum insanlarla paylaşmaya. Bizim insanlarımızın 'saygı duymak' konusundaki beceriksizliği malum.
 Aslında hayal kurmaya çoktan başladım bile. İki kardeş,pijamalarıyla uzanmışlar yatağa. Poyraz açmış kitabı kardeşi yaslanmış abisine. Masal anlatıyor ,kıkırdıyorlar beraber... Ve sonra ben geliyorum yanlarına. Öpüp kokluyorum ikisinide. Üçümüz sarmaş dolaş uyumuş oluyoruz nihayetinde..
Herşeye sonsuz şükür. Çok daha mutlu günler görmek dileğiyle..
*Saçlarımın tutam tutam dökülmesine dayanamayıp gittim kestirdim. Kazıtmadığıma şükrediyorum.

24 Şubat 2015 Salı

5


Vee bir ay daha büyüdün..
9300 gr agırlıgında,70 cm boyundasın. Bana sorsan kocaman oldun. Halbuki daha küçücüksün..
Her geçen gün sana olan sevgim artıyor.  Daha fazla ne kadar sevebilirim bilemiyorum. 
Hala dönemiyorsun, olsun bence daha dengeni sağlamayı öğrenemedin. Ayaklarını yakalayabiliyorsun ve sanki senin değillermiş gibi heyecanlanıyorsun. 
Oyuncakları seviyorsun ve gördüğunde verdiğin tepkiye bayılıyorum :)  Artık daha uzun süre uyanık kalıyorsun. Oyun oynamak,dolaşmak,incelemek sürekli bişeyler yapmak istiyosun. 
Uyku başlı başına sorun oldu artık. Uykun gelince esnemek,gözünü ovuşturmak,sakinleşme(bi anlık o an yatmalı ), cırlamak tarzı belirtilerin var. Ama nedense uykuya direniyorsun. Emziğini çıkartıp sallıyorsun,battaniyeni kafana kadar çekiyorsun,ayaklarını havaya kaldırıyorsun, hiç olmadı elini gözüne sokma çabalarına giriyorsun.Uyumamak için elinden geleni yapıyorsun. Evet çok komik,çok tatlı ama bi yerden sonra YETER DA demiyor değilim.
Hala 2 saatte bir emziriyorum. Emerken elin ayağın kıpır kıpır. Çekiştirmeler,ittirmeler cırlamalar. Bide bu cırlama olayı öğrendin gece herkes uyuyunca cırlıyorsun.
Ayy resmen kahkaha atıyorsun. Öyle bi anda neye güldüğün belirsiz bi şekilde. Durup durup Fatih'e ayy nasıl gülüyor bu ya diyorum.
Her gün bir tatlı kaşığı kadar yoğurt koyuyorum tabağına sana tattırmak için ama ancak bir çay kaşığı kadarını veriyorum. Babannenin yaptığı yoğurtla karnını doyurur da emmek istemezsin diye ;) Şimdilik sadece merakını giderecek kadar yani. Yoğurt,peynir,haşlanmış havuç tadına baktığın besinler,hepsini sevdin . Çok ağır bir biçimde ek gıdaya geçmeye başladık. Herhangi bir sorun olmazsa mümkün olduğunca emzirmek istiyorum. Bir daha ne zaman anne sütü alacaksın tadını çıkaralım..
Ciddi ciddi büyüyorsun. Ayrı bir farkindalık var sanki sende artık. İnsanlar değiştiğinde,ortam değiştiğinde,eşyalar değiştiğinde tepkilerin de değişiyor.
Garip garip sesler çıkartıyorsun,ellerinin tamamını ağzına sokmaya çalışıyor sonunda ya öğürüyorsun ya da kusuyorsun. Vücudunu iyiden iyiye tanımaya başladın; bez bölgene ufak girişimlerde bulunuyorsun.
Yerde yatarken kendi etrafında daire çizebiliyorsun poponu öteleyerek yol katediyorsun. Yüzüstü yatarken herhangi bir girişimde bulunmuyorsun şu an. Seni bi yerde bırakırken daha dikkatliyim artık.
Sonuç olarak büyüyorsun ve ben inanamıyorum. Minik puf börekim salyalı böcekim adam olma yolunda ilerliyor. Haydee hayırlısı bakalım..
 Hayat her daim güzellikleri sunsun sana fındıkım. Rabbim korusun seni.
 Ne kadar şükretsem az varlığına..
 Çok çok öperim çok severim ;) ;) 



18 Şubat 2015 Çarşamba

ANNEEOO



Bizim sert oğlan..
Daha ilk günden itibaren anniiii diye ağlayan bi ufaklıkla beraberim. Bazen aaa'lamalar ee'lemeler arasında anne dediğini duyar gibi olurum. (Yada hayalgücümden faydalanırım :) 
Her seferinde aha anne dedi hadi oğlum an-nee, ann-nee diye tekrarlar Allah'ım nolur anne desin diye dua ederdim. Evde babannesindeyken,otururken kendi kendine sesler çıkartırken hep bi ann-nioi tarzında garip ama duyulduğunda anne diyo bu ya dedirtecek sesler çıkartırdı.
Geçen haftasonu natavega alışveriş merkezine gitmiştik. Eşim kuzeninin dükkanında oturuyoken bizde oğlumun halasıyla gezelim bari dedik. Bebişim halasının kucağında ben arkadan bebek arabasıyla onları takip ediyordum ama o kalabalıkta yetişemiyordum tabi..
Bebeğim halasının kucağındayken benim olduğum tarafa bakıp anneoeoeeoo diye haykırmış. Halası  olduğu yerde kaldı o ne yaaa dedi. Biraz geride olduğum için bende zannettim ki ya gegirdi,ya yine kustu,ya da altına doldurdu. Oğlun sana sesleniyo deyince nasıl yani diyiverdim. Anlatınca içim eridi haay benim oğlumaa diyip aldım kucağıma. Ben duymadım tabi ki ama sonucta beni aramış bana seslenmiş beni yanında istemiş. Belki de acıkmıştır nerde bizim inek diye seslenmiştir bilemiyorum :) :) 
Sonuç olarak bizim oğlan o ya da bu nedenle,(defalarca) ilk anne dedi. Bu konuda gögüslerim nasıl kabarık,nasıl bi gurur. Benim oğlum ya modundayım ki hiç sormayın..
Ee babasına gelince amaan vakti gelince baba da der canıım ;) :) 

22 Ocak 2015 Perşembe

4. Ay







Bu ay daha bi büyüdün sanki..
Ne istediğini daha rahat anlıyorum artık.
8300 gr ağırlığında,69 cm boyundasın. Eskisi kadar kilo almamışsın ama olsun.
Hala uyku düzeni oturtamadım sana bu yüzden hem çok zorlanıyorum hemde kendime kızıyorum. Bi kaç gün sabredip sabahları seni uyanık tutmayı başarabilsem düzelceksin sanki ama, bütün gece uyumayınca sabaha pert olduğumdan beceremiyorum.
Uykuyla beraber emme düzenini(süt üretimi artsın diye sık sık emzirdiğim için) bozduk. 2 saatte bi meme isteyen bebişim şimdi ne zaman istiyeceği belli olmuyor. Ya memeyle oynuyorsun ya da ağzına sokmuyorsun.
 Bi kaç gün öncesine kadar savaş verdin emmemek için. Seni emzirmeyi ne kadar sevdiğimi tekrar anladım. Benim gibi takıntılı bi anneysen emzirmek gerçekten hayat meselesi. Aç olduğun halde memeyi ağzına alınca cırladın,ağladın,ittin,poponu kaldırdın delirdin kısacası. Inat ettim yatarak,ayakta,kucakta,ışıkta,karanlıkta aklıma gelen her yerde her pozisyonda emzirdim. Biraz daha ılımlısın ancak her an yeni bi fırtına kopcak gibi umarım son verirsin buna..
Mırıldanıyorsun. :) 
Uyurken ben eee eee dedikçe sende sesler çıkartıyorsun.. Uyanıkken kendi kendine konuşma çabası içine giriyorsun. Seninle ilgilenilmezse ağlıyosun ve bu tavrına çok gülüyorum. Heey ben burdayım bana bakın der gibi..
Uykunu alamadığında küçük prens gidiyor yerine mız mız ufak,sarkık yanaklı,büzülmüş dudaklarıyla her şeye ağlayan minnak geliyor..
Kahkaha atıyorsun ve buna bayılıyorum. O eşsiz anlardan birini belgeleyebildim saatlerce izleyip gülebilirim..
Dudaklarınla yaptıklarına bazen inanamıyorum.Opücük mü atıyosun tükürüyor musun muamma..
Kendi kendine dönmeye başlamadın henüz ve zannedersem bunda kucaktan inmeyişini etkisi büyük.. Yinede solucan gibi kıvrılmanı göz ardı edemiyecegiiim ;) Yatakta ordan oraya kıvrılıyosun popoyuda kaldırmayı becerdiğinden pozisyonunu rahat değiştiriyorsun.
Ellerini incelerken içim acıyo resmen. Bu kadar masum ve saf olunabilir mi acaba diye düşünüyorum. O ellerin sana ait olduğunu hala tam olarak çözemedin. Çekinerekde olsa ellerinle oyuncaklarını yakalamaya çalışman çok tatlı..
Hala cennet kokuyorsun. Miis gibi ;) 
Öyle güzel,şirin,sevecensin ki...
Rabbime binlerce şükür benimsin,benimlesin..
Gıdıgından öper seni çok severim çocuk ♥♡♥



31 Aralık 2014 Çarşamba

2014





Bu yıl hayatımın yılıydı bana seni getirdi..
 Ve bundan sonraki her yıl seninle beraber mutluluk,huzur,sevgi getirsin..

17 Aralık 2014 Çarşamba

->3<-

               Poyraz'a
 Artık 3 ay oldu aramıza katılalı..
  Ve inanılmazsın. 7700 gr ağırlığında 64 cm uzunluğunda 44 cm baş çevresi ölçülerine sahipsin..
  Senle zaman gerçekten çok hızlıymış. Hamileliğimin son günlerini hatırlıyorumda dakikaların dolması saatler alıyordu.
  Sen varken o kadar hızlı ki herşey. Bi an arkamı dönsem neler kaçırcam sana dair..
  Çok güzelsin,mis kokulusun ve zannediyosam ki mutlusun( etrafa attığın gülücüklerden anlıyorum bunu).
  Yatmayı sevmiyorsun,üstünün giydirilmesini, şu sıralar emzikten hoşlanmıyorsun. Seninle konuşulmadığında ağlamayı seçiyorsun..
  Kucakta tutulmayı,sana şarkı söylenmesini, banyo yapmayı,kollarından tutulup kendini kaldırmayı,babanı, beni seviyorsun biliyorum. 2 haftadır gündüz uyumayı tercih ediyosun bense bunu değiştirmeyi.. Emmeyi seviyorsun. Mememi,omzumu,bacağımı,kazağımı, kolunu.. Parmaklarının tek tek tadına baktın ve baş parmağında karar kıldın sanırım ağzından çıkarmıyorsun..
  Ara ara sabır taşımın çatladığını düşünsemde,cinnet geçirmenin sınırından dönsemde ben halimden çook memnunum.. Seni çok seviyorum, seni çok özlüyorum..
  Herşeyin en güzelini sahip ol..

23 Kasım 2014 Pazar

Oğlum

Her yeni gün her hareketine şaşırıyorum resmen..
Gülümseyebilmene olan hayranlığımı bastıramamışken kendiliğinden yaptıklarına resmen aşık oluyorum..
Yatağına koyduğum yerde bulmadım seni, bi kaç santim ötelemişsin kendini ancak; bana sorarsan metrelerce ilerlemiş sayılırsın.
Her anın çok özel çok güzel bebeğim,ağzım kulaklarımda öpmemek için akıttığım salyalarımla tependeyim..
Rabbim en güzelini nasip etsin sana..

21 Kasım 2014 Cuma

Annelik üzerine konuşalım

"Mutlu Hissizliğim

  13 eylül sabah 08:43 de sezeryan doğumla dünyaya gözlerini açtı benim oğlum. İlk doğduğunda beklenen o ciyaklamayi duyamasamda bi kaç dakika sonra cırlamalarını duyup tamam ağlıyoo ağlıyosa iyi demek ki diye geçirmiştim içimden.. Şimdi seninle geçirdiğim şu 13 günde ağlamalarını koy kenera sızlandığında noldu ki nesi var ki düşüncesiyle koşuyorum yanına.. O ilk anda hadi ağlasın,ağlasana,daha çıkmadımı niye ağlamıyor bu? deyişlerim sesini kulağımda bekleyişim... İnsan bebeğinin ağlamasını o an beklediği gibi beklemiyor gerçekten..

  Gün geçtikçe daha bi bağlanıyorum sanki sana.

  Seni kucağıma aldığımda istemsiz gülümserken buluyorum ya kendimi,kakanı yaptığında mutlu oluyorum ya,ağladığında zor tutuyorum ya kendimi,etrafı nasıl izlediğine dalıyorum ya öyle hayran hayran.
  Çooook uzun yıllar geçmiş gibi ama sadece 2 ay oldu. Hep vardı oğlum hayatımda,hep biliyordum sanki o gülüşünü.. Sen hep benimleymişsinde bebeğim ben bilememişim.. Sen olmadan hep bi eksikmişim, sen gelince tam olmuşum..