hafta hafta hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hafta hafta hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Gebelik Günlüğü 21. Hafta

Geceleri rahat uyuduğumuz günlere selam olsun. Yatakta dönememeye başlamış bulunmaktayım. Henüz erken değil mi?
 Şöyle bir yere uzanıp yatayım diyorum oflayıp puflayıp geri kalkıyorum. Çünkü sığamıyorum. Ya da rahat edemiyorum. Sağa dön, sola dön rahat değil. Sırtüstü nefes almak zorlaştı yüzüstü zaten bebiş var. Önümdeki 19 haftayı düşününce şimdiden uyuyamamak biraz göz korkutuyor tabi ki..
 Ayrıntılı ultrasona girdim çok şükür bir sorun yok. Zekai tahir burak hastanesinin düzenini çözemedim daha. Anlayışsız kimseye denk gelmedim ama pek de memnun olduğum söylenemez..
 Sinirlerimi zapt etmeye olura olmaza parlamamaya çalışıyorum. Bence işe yarıyor. Beynimin içi yanarken uzaklaşıp susmak zor olsa da sakinleşince ortada büyütcek birşey olmadığını fark ediyorum. Hadi hayırlısı.
 Uzun zamandır varlığıyla kendini gösteren miniğin hareketleri dışardan hissedilmeye başlandı. Yakında yer kavgalarına başlarız diye umuyorum. Zira Poyraz icerden öyle iterdi ki kendini karnımı yırtıp çıkacağından korkup dışardan da ben iterdim. Sonunda kimin kazandığını hatırlamıyorum ama çok eğlenirdim. Bu karnı yarıp çıkacak korkusu da okuduğum kitaplarla hayal gücümün esiri mazur görün lütfen. 
Cinsiyet hala muamma. Hep kızım olsun istemişimdir. İster kız olsun minik ister erkek her ikisinde de sarılırken sevgiden kalbim eriyecek.
 Yavaş yavaş telaşlanıyorum sanki yarın kucağimda olcakmışsın gibi. Sanki hiçbir şeyi bilmiyor gibi. Sanki aradan sadece 1 sene geçmesine rağmen ilk defa gibi. Nasıl emzircem, ne giydircem diye endişeleniyorum. Yersiz biliyorum üstesinden geliceğim. Ama bir yanını kemirmesine engel olamıyorum.
 Çok şiddetli olmayan ağrılarım dışında ağrım sızım yok. Bunalmalar, uyku probleri, halsizlik beklediğim ve katlanmaya çalıştığım şeyler.
 Evet ikinci kez hamile olmak hem de bu kadar kısa aralıklar la çok zor. Yoruldum dinleniyim deme gibi bir lüksüm yok henüz. Halim yok yemek yapamıycam diye sızlanamıyorsun kucağındakini doyurman gerekirken. Gece uyuyamadım gündüz uyuyum diyemiyorsun oyun isteyen varken. Evet çok zor. Evet kimseye önermem. Ama yine de öyle güzel ki. Biliyorum ne kadar zor geçerse geçsin hamileliğimi özliyeceğim. Daha çok tadını çıkarsaydım diyeceğim. Adım gibi eminim. Her anın her günün tadını daha çok çıkarabilmek dileğiyle..

12 Ağustos 2015 Çarşamba

Gebelik Günlüğü 20. Hafta

Yolu yarılamanın verdiği neşe bir yana, zamanın azalmasının endişesiyle garip ruh halindeyim. Şimdiden yaptığim planların boş olduğunun bilincinde olsam da, yine de kurgulamaktan zarar gelmez diyorum.
 Bu hafta bir haftalık internet kesintisini fırsat bilip kitap okurken bol bol ağladım. Pişman değilim :-)
 Sıcaktan bunalmış vaziyette gezerken akşam birden 'üşüdüm ben' diyebiliyorum. Hafif agrılarım var birkaç gündür. Üşümeme bağlıyorum onlarıda.
Cuma ayrıntılı ultrasona gireceğim. Bu kez cinsiyetini öğrenmeyi umut ediyorum. Ve İnşallah herhangi bir sorun olmamasını..
 Uykunun hesabını yapar oldum şimdiden. Zaten Poyraz için defalarca kalkan ben, kalan vakitlerde de göbeğime yatmıyım, sırtüstü yatmıyım, öyle yatmıyım, böyle yatmıyım derken bir kaç saatlik uykularla idare ediyorum.Üstüne bir de tüm gün 11 aylık bebeğe bakınca yere yapışma gibi bir arzu oluşuyor içimde..
 Kendimi dizginlemeye çalışıyorum. O kadar sinirli ve gerginim ki herşeye sorun çıkartır oldum. Yani olmuşum haberim yok. Fark ettiğimden beri sen nabıyorsun diyorum kendime ya yine de tutamıyorum ipleri. Çevremdekilerin artık benden korktuklarını düşünüyorum. Öyle ki annemden uyarı yedim biraz sakin ol diye.. Nabiyiim hormonları sabit tutamıyorum ki.
 Miniş artık iyiden iyiye bende varim diyor. Abisini kucaklarken, yatarken,otururken,kalkarken zorlanıyorum. Zaten hamilelikte şişeceğim-bunun önüne geçiş yok malesef- bir de yetmez gibi çikolata yiyip duruyorum. Kendine dikkat etmen lazım desem de yarım saat sonra paketi açmış oluyorum.
 Çikolata demişken evet çok yiyorum. Ama bir yandan da acayip limon aşeriyorum. Geçen limonlu kek yaptım piknik için. Yapana kadar akla karayı seçtim. En son dayanamayıp paketlemeden bir dilim yedim. Üstüne de kalan limonları silip süpürdüm. Şimdi dahi ağzım sulanıyor ;-)
 Bel ağrılarım başladı. Poyraz'da en çok bel ağrısından zorlanmıştım bu sefer nasıl olurum bilmem. Birde nefes alırken ciğerlerim kaburgalarımın içine giriyor sanki. Bu da bir an önce düzelsin lütfen.
Çok yorgun hissediyorum devamlı yatış yapma isteği içimde. Üstüne birde hiçbir işe yetişemiyorum. Bir an önce üzerimdeki miskinlikten kurtulmam lazım.
 Herşeyden önce sağlık diliyorum. Kucağimda ki için de karnımdaki içinde..

26 Temmuz 2015 Pazar

Gebelik günlüğü 18. Hafta

Kızkardeşimle geçirdiğim bir haftanın sonunda kendimi yere yapışmış, üstünde zıplanmış gibi hissediyorum. Aslında onun varlığında dinlenmem lazımdı. Ben daha da yorgun hissediyorum..
 Öyle kardeşim geldi yangelyat osman havasına giremedim ne yazık. Hazır sen burdasın şu işi de yapalım, şurada temizlensin, şu da ortadan kalksın derken bütün hafta çalıştık. En son jeton düştü de son iki gün gezip tozmayıda akıl edebildik..
 Bundan mütevellit belim pert. Zaten hafta başinda tetanoz aşısı vurulmuştum. Onun ağrısına rağmen kendimi zorlayıp iş bitirmeye adayınca ne bel kaldı ne kafa. Gece olunca kolumun ağrısında yatamazken birde yavrucağımın üst diş sızısı eklenince yorgun ve dinlenemeyen bir gebe olarak kaldım..
 Yorgunluğa bağladığım ağrılarım var. Böyle arada bir kasıklarıma sancı girmesini öngörebiliyordum da adım atınca totomdaki kemiğin batmasını anlayamadım pek.  Bu da geçer diyelim artık.
 Koca göbeğim var resmen. Hicbir yere sığmıyor gibi hissediyorum şimdiden. Son aylarda nolcağımı düşünemiyorum.
 Cinsiyetini bilmiyoruz henüz. Merak etmeme rağmen acele etmek de istemiyorum. Malum Poyraz'a hamileyken ilk kız dendi. Bir aya yakın kızımız olacağını düşünüp erkek olduğunu öğrendiğimde bir şok yaşamıştım. O yüzden merakıma yenilmemeyi diliyor, karnımdaki minnağın sağlıklı olmasını diliyorum. Ee tabi oğlan annesi olmanın yanında bir de kız annesi olmaya heveslenmiyor değilim. Rabbim hayırlısını versin, sağlıkla kucağıma almayı nasip etsin..

19 Temmuz 2015 Pazar

Gebelik Günlüğü 17. Hafta

Gebeliğin 4 ayını bitirmiş bulunmaktayım. Yolu yarıladık da diyebilirim gönül rahatlığıyla. 
Bu ay dolu dolu geçti benim için. Öyle hergün gelen giden oldu diyemem tabi ama kendimi zorlayarak da olsa birkaç kişiyi misafir edebildim. Ne var bunda demeyin benim için büyük başarı..
 Hem emzirdiğim hem de hamile olduğum için oruç tutmadım. Yeltenmedim bile yalan yok. Yapamadıklarımızın cazip gelmesi gibi tutsam mı acaba diye söylendim durdum. Hamile ve emziren kişilerin oruçlarını ertelemesi taraftarıyım ben. Sizden beslenen bir canlı olduğunu unutmamak lazım..
 Yorucu ama güzel günler geçirdim. Belli bir süre şu an olduğum kadar özgür olamayacağımın farkındayım. Tek çocukla uğraşmak zor iken iki çocukla baş etmenin daha da zorlu geçeceğini düşünüyorum. Bu sebepten -gönülsüz de olsam- bayramda köye gitmeyi kabul ettim. Ve yine KEŞKE GİTMESEYDİM diyerek eve döndüm. 
Dediğim gibi koşuşturmaca da yoruluyorum. Üstüne bayram ziyaretleri, 10 aylık düzeni bozulan bebe derken bakalım kaç güne toparlabilcem..
' Ayaklarım şişiyor' diye şaşkın şaşkın geziniyorum. Poyraz'a hamileyken hiç şişmeyen uzuvların şiştiğini görmek her ne kadar normal de denilse bir 'aaa' dememe sebep oluyor. 
İkinci gebeliğim ve ilkinde olduğu kadar miskin ve rahat davranamıyorum. Sürekli bir dinlenme arzusuyla yanıyorum :-)
 Göbeğimde elimle yoklayabileceğim kadar büyüdü ufaklık. Cinsiyetini hala bilmiyorum. Hem çok merak ediyorum hem kız olsun istiyorum. Herşeyden önemli olan sağlık tabiki. Sağlıklı olsunda hayırlısı olsun :-) 
 Sanırım zorlu günler yavaş yavaş başlıyor. Üstümü giyinirken ben yoruldum diyebiliyorum.
Umarım ilerde bir bardak su icip öldüm yorgunluktan diye söylenmem..

19 Haziran 2015 Cuma

13. Hafta



13. Haftamdan merhaba. Yoğun, düzensiz, saçma günler geçirdiğim için yoktum buralarda. Lakin döndüm ve geçen zaman içinde 13 haftalık oldum..
İlk 3 aylık dönem olan 1. Trimester geride kaldı. Yaklaşık on gün önce doktor muayenem vardı. İlk doğumum mecburi sezeryan olduğundan bundan sonraki bütün doğum şekilleri de çoğunlukla sezeryan yapılıyor. Çok az bir insan ve doktor sezeryan sonrası vajinal doğum (ssvd) desteklıyor ve hayata geçiriyor. Her zaman normal olması istediğim içim 'ilk çocukta şansımı kaybettim ama bu kez denemek istiyorum bende ssvd yapmak istiyorum.' diye söyleniyordum..
 Bunun için okuyabildiğim kadar doğum hikayesi, makale neye denk geldiysem okudum. Facebook üzerinde ssvd grubuna üye oldum. Oradaki bilgilerden yararlandım. Tamam dedim Rabbim'de izin verirse olacak gönüllüyüm riskleri kabul ediyorum ve bende bunu yaşamak istiyorum..
 Bilmiyorum nasip olacak mı? Umarım bu sefer olur..
 Çok da umutlu olmasamda isteğim bu yönde. Umutsuzluğum sebebine gelince; sezeryan ameliyatından yaklaşık 7 ay sonra hamile kaldığım için riskler artıyor. Normalde ssvd yapabilmek için aranan şart aradan en az 2 yıl geçmesi. Ben bu süreden daha kısa bir zamanda hamile kaldım.
 Gittiğim doktora bu isteğimden bahsettim oda saolsun! riskleri anlattı. Ssvd bırakıp dikişlerim açılmadan gebeliği tamamlarsam sevinmem gerektiğini, benim yerimde olsaymış
 kürtaj kararı ile gebeliği sonlandırmayı tercih edeceğini, takibimin daha büyük bir hastanede yapılması gerektiğinden bahsetti..
 Aslında ssvd yapmayı aklımın ucundan çıkartıp sağ salim gebeliğimi tamamlamak için dua etmem gerektiğini söylemeye çalıştı sanırım. Ya da ben öyle anladım.Ya da korktum. Evet korktum, hala da korkuyorum..
 Muayene odasından çıkınca 'Allah'ım lütfen ölmeme izin verme Poyraz çok küçük' diye dualar ettim. 
Ee durum ciddi, uyarı lambalarıda yanınca eşimin ısrarı ile ailelere bildirdik haberi. Herkes şok tabi. Gerçekten sevindiler mi, Poyraz küçük diye karamsarlığa düştüler mi bilmiyorum. Durumun ciddiyetinden de bahsetti eşim biraz. Ne tepki verdikleri bilmiyorum yanlarında değildim ama sonradan bana dönüşler tebrik ve 'benim bir tanıdığımda da böyle oldu bişey olmadı' şeklindeydi. 
İki gün sonra zekai tahir burak hastanesi gittik muayene için. Durumu anlattım Allah razı olsun bu seferki doktor potansiyel cenaze gözüyle bakmadı! Daha ılımlı şekilde anlattı. Takibimin yapılmasını, 5 aya kadar çok fazla sıkıntı olmayacağını, 5 aydan sonra bebek büyüyeceği için dikişlere baskı olacağını, dikkat etmem gerektiğini,agrım olursa hiç beklemememi..
 Durumu özetlersek hayal ettiğim gibi olmayacağı anladım ama nasıl olacağını hayal edemiyorum. Başka alemlere sürüklendiğimi, ehliyetsiz araç kullanmak gibi bilmediğim işin içinde olduğumu hissediyorum sadece. Sonu güzel olsun..
 Bu haftaya gelincee aslında şu iki-üç haftadır olan biten,söylenenlerden kendimde ne olduğunu anlayamamıştım. İpi iyice kaçırmadan bir yerinden tutmak lazım.
Mide bulantılarım tamamen geçti sayılır. Bazı kokularda nüksetsede rahatsızlık derecesi epeyce düştü. Gebeliğin ilk haftalarında gögüs hassasiyeti yok oldu çok şükür. Poyraz'ı emzirirken canımdan can gidiyordu şu an ısırmazsa hiç sorun yok. Sürekli uyuyup kalmıyorum da bu güzel çünkü ilgi bekleyen bebişe zaman kalıyor.
 Karnımdaki ufaklıga gelince büyümüş sıpa şeftali kadarmış ;) Tam olarak hissedemesemde bazen kelebek uçması gibi hissediyorum yada öyle umuyorum. Merak ediyorum da. Cinsiyetini, kendini, karakterini. Nolur uslu ol bebeğim ikinizide ihmal etmek istemiyorum..
Göbeğim resmen özgürlüğü ilan etti. Zaten tombik olan ben çıkan göbekle hiçbir şeyin içine giremez oldum. Hamilelikler ortaya döküldü ya hayırlısı. Poyraz'da bu kadar erken mi çıkmıştı göbeğim hatırlamıyorum.
Herkes için sağlık ve huzur istiyorum..


20 Mayıs 2015 Çarşamba

Gebeyim ben gebeyim!

İnternetteki hesaplayıcılara göre 8 hafta 4 gün yani 9 haftalık hamileyim.Ta taam ;) Süpriz bir hamileliğe el salladığım şu günlerde nacizane olanı biteni anlatmak istiyorum..
Mide bulantıları zorluyor biraz. Bakınca sebebsizce midemin bulandığı kahvaltılıkları ellemiyorum hiç. Bir bardak süt,bir dilim pasta,bir kase erik. Bu sabahın kahvaltı menüsü.
Bu hafta minik fasulye 2,5 cm boyunda olması muhtemelmiş. 2,5! Şaka gibi. Şu an önümde duran erik kadar sanırım.( Yemek için önüme koyduğum şeyi bebeğime benzetmeseydim iyiydi. Öylece bakıp 'Bu kadar şimdi' diye erikten bebek hayal etmek garip oldu.) 
Kasıklarda ve dikiş bölgemde ağrılarım var. Öyle ki kimi zaman nefes aldıkça güçleniyor. Birkaç saniye nefesimi tutunca kendiliğinden geçiyor. Rahmin büyümesine bağlı olarak onu taşıyan bağların esneyememesiyle oluşurmuş ağrılar. 
Baş dönmesi,çarpıntı gibi şeyler de oluyor ara ara. Yorgunluk hissi zirvede. Akşam Poyraz'ı uyutmaya çalışırken kendim uyuyakalıyorum :)
Emzirme. Ahh.. Poyraz'ı emzirmeye devam ediyorum. Ve mümkün olduğunca devam edeceğim. Belki iki bebeği birden emzirebilirim ;) Yalnız iki üç haftadır hamileliğin getirisi olan gögüs hassasiyeti canımı yakıyor. Sanki ilk defa emzirmeye başlamışım gibi. İlk günlerdeki gibi gögüs uçlarım acıyor. Bir iki dakika emdikten sonra ağrı geçiyor ama can yakıyor. Yine de pes etmiyeceğim. Emzirmek önemli,bırakmayacağım.
 Psikolojim bozulmuş olabilir. Yoksa tek sorumlusu hormonlarım mı bu dengesizliğin bilmiyorum. Hamilelik zaten beni en çok duygusal olarak yıpratıyor.Yani Poyraz'da öyle olmuştu.. Durup durup ağlamalar,kızıp bağirmalar,iniş çıkışlar. Değişik hissediyorum.
Hala çok korkuyorum. İki çocuk. 22 yaşında birine ağır gelir mi? Yeterince yetebilir miyim? Poyraz? Bebeğim kardeşini kıskanır mı? Tüm bu hamilelik sıkıntıları ona olan vaktimi çalar mı? Peki doğacak minik tüm ilgiyi istemez mi? 
Daha nice soru var kafamda. Bazen Poyraz'a baktıkça hüzünleniyorum. Gerçekten insanların dediği gibi pabucu dama mı atıldı yani. Kuma geliyor sana oğlum dediklerinde anlayıp üzülür mü? 
Daha aile bireylerine vermedik haberi. Beklemek istediğimi söyledim. İlk kabul etmedi eşim ama hazır olmamı bekliyor saolsun.Bir iki kişi biliyor onlar da şansa öğrendiler.
 Hazır olduğumu düşünmüyorum insanlarla paylaşmaya. Bizim insanlarımızın 'saygı duymak' konusundaki beceriksizliği malum.
 Aslında hayal kurmaya çoktan başladım bile. İki kardeş,pijamalarıyla uzanmışlar yatağa. Poyraz açmış kitabı kardeşi yaslanmış abisine. Masal anlatıyor ,kıkırdıyorlar beraber... Ve sonra ben geliyorum yanlarına. Öpüp kokluyorum ikisinide. Üçümüz sarmaş dolaş uyumuş oluyoruz nihayetinde..
Herşeye sonsuz şükür. Çok daha mutlu günler görmek dileğiyle..
*Saçlarımın tutam tutam dökülmesine dayanamayıp gittim kestirdim. Kazıtmadığıma şükrediyorum.