Bebek bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Temmuz 2015 Pazar

10. Ay

Bu ay koca bir adam gibisin.
 10,62 gr 77 cm uzunluğundasın. Kilo alımının durması dünyanın sonu değil tabi ama neden almıyor diye sorgulamadan geçemiyorum..
 4 aylık hamile olarak seni emzirmeye devam ediyorum ve bazen -zararı olmadığını bildiğim halde- kilo almamanı buna bağlıyorum.
 Herneyse sonuç olarak sağlıklı, güzel mi güzel, akıllı bir bıdıksın. Böyle tam löp löp ısırmalık cinsten ;)
 Şeker bayramını ordan oraya savrularak geçirdin birazcık ya kusurumuza bakma artık :) Köye gitmeler, eş dost ziyaret etmeler derken bozuk düzeninin -affedersin ama- içine sıçtık. Toparlanıyoruz yavaştan inşAllah bir an önce normale döneriz..
 İlk bayramında kaldırdığın hasılatın 3/1 ini elde ettin bu bayram. Ona da şükür nabalım :) 
Aay saçlarını kestirdik. İnanılmazdı, inanılmazdın.. Çevredekiler 155 i nasıl aramadılar bilmiyorum. İşkenceye uğramış gibi son ses tüm gücünle ağlamalar, itmeler,sıyışma çabaları. Ecel terleri döktüm resmen. Tüm bunlara sabredip sonucun güzel olmasını isterdim tabi ama olmadı. Şah dın şahbaz oldun misali yamuk yumuk saçlı bebe oldun çıktın. Tabii süper kahraman annen olarak olaya el attım. Oturttum sandalyene, önüne bir kova su,elimde tarak diğerinde makas. 'Allah'ım nolur bir yerini kesmiyiiiim 'diyerekten düzelttim o saçı. Bilseydim evde bu kadar kolay olacağını hiç onca gözyaşını akıtırmıydım bee..
 Ayakta dengede durabildiğini söylemişmiydim. Söylesem dahi günlerce üzerine konuşurum. Kendi çocuuum diye demiyorum ama çok tatlısın ya. Böyle ayağa kalkınca sevinç nidaların, ellerinin titreşmesi, heyecanın, gözünde parlayan o ışık.. Bak anne der gibi gülümsemen.. İçim eriyor :) 
 Alkıış yapmayı öğrendin. Bay bay'ı da. Ama prensip sahibi bezli toto olarak sadece canın istediğinde yapıyorsun. Oğlum hadii alkış desem de sonu bakışmalardan öteye geçmiyor amma kendiliğinden ve birden alkışa boğuyorsun evi. Delisin derken yaptığımız hareketide yapıyorsun ara ara..
 Yatakta iyice solucanımsı davrandığını kabul edelim bir. Bir kıvrılmalar,toto kaldırmalar,dönmeler,geri gitmeler.. Yatağın dört bir yanına değmeden uykuya geçmiyorsun..
 Ha birde dün gece lavaboya gittiğimde seni yatakta otururken buldum. Ben şok! Derken jeton düştü en son yapmaya çalıştığın hareketi öğrenmiş ve oturabilmişsin. Gurur duydum :) 
Sürekli bir yürüme isteği taşıdığını söylemeliyim. Böyle ellerinden tutalım sen yürü. Yorulunca hoop poponun üstünde dinlenmeler falan. Bir de eğleniyorsun ki sorma :-)
 Abi olcağın için benim kadar heyecanlımısın bilmiyorum ama kafamda korktuğum şeyleri yaşamamayı diliyorum.
Güzel şeyler yaşa istiyorum, hep çok sev hep çok sevil..

19 Haziran 2015 Cuma

8. Ay

Bu ay yine geç yazıyorum. Lakin bahanem var hiçbir şeyi atlamamaya özen gösteriyorum..
 8 aylık bebiş olarak 10.50 gr agırlığa 74 cm boy uzunluğuna 48 cm kafa çevresine sahipsin. Minik koca erkeğimsin ;) 
 Bir başka bu ay. Hoplamalar,zıplamalar,gülmeler,coşmalar,ağlamalar..
 Minik ellerin artık herşeyin içinde. Yemeğin,suyun,ağzımın,burnumun. Emmen için gögsüme yatırdığımda saçımda yüzümde gezen ellerin mutlak süretle canımı yakmadan geri çekilmiyor.
 Daha hareketli olduğun günleri daha da hareketli olacağın günlerin gerisinde bırakıyoruz. Emeklemek değil de solucan gibi kıvrılman olacakların habercisi gibi. Ne zaman yatırsam seni (beslemek,uyutmak,alt açmak,temizlemek farketmiyor) hoop diye dönüp anında poponu kıvıra kıvıra geri geri ilerlemen :) Uyutmaya çalışırken yarım saatte 20 den fazla yapınca iş komik olmaktan çıkıyor gerçi ama olsun. Ben düzeltiyorum sen dönüyorsun, ben düzeltiyorum sen dönüyorsun. Olur da aman oynasın azcık diyiversem ipin ucu kaçıyor, uyku vakti de geçtiği için mızmızmızlanıyorsun.
 Poponu kıvırmayı becerdiğinden beri anne-baba yatağından da inebiliyorsun. İlk günler temkinli olsanda şu sıralar fırsatı bulduğun da hop birden yerdesin. Ay birde yere iniş yaptıktan sonra o bakışların yok mu. Öyle mağrur, öyle gururlu. 
Geçen ay yürüteçde ara sıra hareket eden sen bu ay istediğin yere ulaşıyorsun. Peşimden bu sayede ayrılmıyorsun. 
8 aylık saltanatıma devamlı 'baba' diyerek son vermiş bulunuyorsun ya canın saolsun. Ama babanı bir görsen bir anlayabilsen nasıl havalarda. Her gördüğüne 'baba diyo bak' diyerek geziniyor..
Yine çok seviyorum seni. Uyuyunca, ya da yanından ayrılınca (ki 5 dakikadan uzun sürmez) özlüyorum. Saçını, kaşını, gözünü, yumuk ellerini, bileğine ip bağlanmış etkisini veren boğumlarını çok çok öpüyorum.

29 Nisan 2015 Çarşamba

7

Eveeet oldu mu 7 ay. Ne ara oldu. Daha çok şey yapıcaktık beraber. Daha çok kucağımda uyutacak,daha çok sarılacak,daha daha çok emzirecektim..
 Geçen zamanın farkında olmak lazım, bugün yarın derken hooop su gibi akıp gitmiş..
 Bu ay 10 kg ağırlığında,73 cm boyundasın. Çoook tatlısın her tarafını sıkıp ısırasım var..
 İlk defa kendi başına dönme işlemi dün becerebildin. Hani derler ya her çocuk kendine özgüdür diye. Gerçekten öyle.
 İki taneciik miniik,miniciiiiik,keskin,beyaz dişimiz var. Ve zannedersem şu sıralar yolda olanlar var. Alt yan damaklar şiş köpek dişlerin geliyor diye tahmin ediyorum çünkü çok huzursuzsun.(Huysuz demek istemiyorum bilmediğin bi tavrı takınamazsın çünkü.) 
Uyku düzenin,beslenme düzenin herşey altüst oldu. Bu yüzden çok yoruluyorum ve bazen (üzülerek) çok öfkeleniyorum. Babaanne evinden kendi evimize geçiş yapalı 2 hafta oldu ve hiçbirşeye yetişemiyorum. Yerleşmesi gereken eşyalar,yapılması gereken yemek,toplanması gereken ev,yıkanması gereken çamaşır,ütü,tertip,düzen derken seni ihmal ettiğimin farkındayım. O yüzden düzeninin bozulmasını hoş karşılıyor ancak belli bir yerden sonra sabredemiyorum.. Ama söz annecim bi düzeni sağlıyım eskisi gibi bütün günüm senin..
 Bu ay yaptıklarına gelince hmmm..(kaal geldi efenim birazcık düşüneyimm ). Heh evet ayaklarını ellerinle yakalayabiliyorsun ve özellikle seni uyutmaya çalışırken yaptığın için top gibi yuvarlanıyorsun.( bu benzetmeyi sevmedim.) Hatta ayak parmaklarını ağzına götürüyorsun bende oturup gülerek aferiin oğluma diyorum ;) 
Aay elektrik süpürgesini seviyorsun. Ya da korkuyorsun. Bilmiyorum ama onu görünce kendini kasıyorsun. Hele bide çalışıyorsa peşinden ayrılmıyorsun..
 Yürüteç aldık sana iyi mi yaptık kötü mü bilmiyorum. Doktorlar önermiyor diye alma taraftarı değildim fakat baban bu konuda ısrarcı olunca eh iyi madem dedim. İlk gün korktun,oyuncakları ses çıkarınca titremeye başladın aldım seni içinden. Şimdi içinde ilerleyebiliyorsun bile tabii istersen..
 Bişeyler demeye çalışıyor gibi dilin devamlı hareket halinde. Daha önce söylemiştim amma tekrar söyliyeceğim. Anne diyorsun. Annee diyorsuun. Anne diyorsuuuuun ;) ;) 
 Anne dediğini yeterince bastırdığıma göre gel demek istediğini varsaydığım 'del,hel' gibi birşeyler diyorsun. Çığlık atmalar yerinde bazen şikayet etmek için,bazen de ses çıkarmak için..
 Artık gördüğün şeylere uzanmaya,dokunmaya,yemeye çalışıyorsun. Emeklemek için boraz daha vakte ihtiyaçın var. Ki son derece ihtiyatlı birisin önce gözlem sonra girişim ilkesini benimsemiş gibisin.
 Babanı çok seviyorsun. Hoş hangi evlat sevmez ki ;)  Görünce kucağımda ona doğru uçma çabalarına bayılıyorum.
 Ellerini kullanmakta ki becerin her geçen gün artıyor. Şimdi nesi var normal olan bu diyeceksiniz ama bana muhteşem bişeymiş gibi geliyor.
 Ek gıdada ufak tefek sorunlar dışında gayet güzel ilerliyoruz. Bazen yemek değil oynamak istiyorsun sadece sorun çıkarmıyorum nasılsa emiyorsun hala. Blw tekniğini araştırıp uygulama taraftarıyım ki uyguluyorum. Etrafa döküp saçtıklarına bakışına bir mest olmuyor değilim hani.
 Aynı şekilde oyuncaklarını alıp yere atıp da geri sana verene kadar ona bakmanada hastayım. Hayır oyuncağı yere attın ses çıkar belki diye okey anladım, ama ardından öylece bakmanı çözemedim bi yere kaçıcak diye mi bekliyorsun ki.
 Neysee bugünlük bu kadar diyeliim ve kısa bir veda edelim. Bu yazıyı geç yazmamın sebebi bahsettiğim evimize geçme meselesi. Diğer yazacaklarımın ertelenmemesi adına şimdilik ortalıktan kayboluyor en yakın zamanda görüşmeyi temenni ediyorum..
 Vee oğluum seni çok seviyoruuum..

3 Nisan 2015 Cuma

EK GIDAYA GEÇİŞ

Bebişlerimiz 6 aylık olduğunda hepimizin etekleri tutuşur. Ek gıdaya geçiş dönemi olduğunda bir telaşa düşeriz. Ne vericeğim,nasıl vereceğim,ne kadar vereceğim diye beynimizi sömürürüz resmen..
Her kafadan çıkan sesler,okumalar,araştırmalar,o yanlış bu doğrular vs. derken ne yapacağına karar vermek biraz zordur. 
Bence her konu da olduğu gibi bu konuda da annesi olması gerektiğini bilir,bilmiyorsa öğrenir. O yüzdendir dış mihraplar birazcık sesini kısarsa iyi olur ;) 
Biz neler yaptık onları aktarmak istiyorum. Yaptığıma kesinlikle doğru herkes böyle başlamalı demiyorum,dogru yanlış bizdeki süreci anlatııceğiim ;)
İlk olarak mahalle baskısına dayanamayıp 5. aydan itibaren ağzına tattırmak için bir çay kaşığı yoğurt verdim. Gerçi o bir çay kaşığının bile tamamını vermedim ama..
 Ek gıdaya söylediğim gibi yoğurtla başlamış olduk böylece. 3 gun bekleme kuralını verdiğim bütün gıdalarda uyguladım şimdiye kadar. Hem bebeğimin verdiğim besine karşı alerjisi olup olmadığını test ettim,hem de verdiğim gıdaya olan ilgisini ölçmüş oldum.
 6 aydan itibaren mevsim sebzelerini püre halinde ve tek başına vermeyi tercih ettim. Yaklaşık 2 yemek kaşığı sebze püresini 1 yemek kaşığı yoğurtla karıştırıp yedirdim. Hepsini biteremediği oluyor tabi ki zorlamıyorum böyle durumlarda. Bazı günler hiç yemiyor.
Brokoli,karnıbahar,kabak,havuç hazırladığım sebzeler. Havuç dışında hepsini severek yiyor.
 Kahvaltıda akşamdan suda beklettiğim iki küp şeker miktarında beyaz peynir,haşlanmış yumurta sarısından bir çay kaşığı ile bir tatlı kaşığı pekmezi karıştırıp,ılık ıhlamur vermeye çalıştım. Kalsiyum ile demirin birlikte alınmasının demir emilimini bozduğunu bildiğimden; hepsi karıştırıp bulamaç şeklinde vermek yerine ayrı ayrı vermeyi tercih ettim. Böylelikle yediği besinlerin tatların farklılığını (zamanla) öğreneceğini umuyorum. Yumurta ve pekmez demir yönünden zengin gıdalar olduğu için ve yumurta sarısının tek başına yutulması birazcık güç olduğu için ikisini karıştırarak verdim.
Her günümüz birbirini tutmasada genel tablo çıkartırsak;
◆ Sabah 7:00 kahvaltı(peynir,yumurta,ihlamur) ardından anne sütü
◆9:00 anne sütü
◆11:00 meyveli yoğurt ve ya sade yoğurt (iki yemek kaşığı kadar) ardından anne sütü
◆13:00 anne sütü
◆15:00 sebze püresi ardından anne sütü
◆17:00 anne sütü
◆19:00 anne sütü
şeklinde günlük beslenme düzeni oturtmaya çalışıyoruz. Ben hala 2 saatde bir emziriyorum belki yanlış ama Poyraz da ben de memnunuz bu düzenden. Yemeklerden sonra da teklif ediyorum genelde istemiyor zaten ya da bi çekip bırakıyor ama yinede sunuyorum.
7. aya girmek üzereyiz ve yeni yeni gıdalarla tanışmak,yeni tarifler denemek lazım. Bu yüzden şimdilik bu kadar diyiip, 7 aylık bebek menüleri araştırmaya başlamak istiyorum.
Bu arada ben gurme bebekten çok faydalandım. Hala bilmeyenler varsa bi göz atsın derim.
 Sevgiler..

22 Mart 2015 Pazar

6..

Dünyaya gelen büyüyor lafi ne kadar da doğru.. Dün gibi daha ameliyathanenin soğuğunda senin sıcaklığının tenimde yarattığı etti.. Kalbimi ılıklaştıran,eriten..
 Yarım yaş bitti gitti işte. Hep böyle mi olacak, günler geçmiyor derken birden ne çabuk büyüdün sen diye hayıflanacakmıyım bilmiyorum..
 Bu ay 70 cm boyunda, 9780 gr agırlığındasın. Her zamankinden daha büyük,bir daha asla olamayacak kadar kücüksün..
 Bu ay sendeki en büüüyük değişiklik ek gıdaya geçmemiz. Onun haricinde olanları sıralamaya çalışacağım. Artık benden sıkıldığını düşünüyorum zaman zaman. Bütün gün evde beni görmekten bıktığını hissediyorum ve sanki kalbimde derin yaralar açıyorsun. Akşam eve gelen herkese öyle çok sevgi gösteriyorsun ki 'sonunda geldin bütün gün patladım sıkıntıdan' demek istiyormuş gibi.Beni terkettiğini düşünecek kadar hisleniyorum..
 Karnının üstüne yattığın vakitlerin artmasıyla senin bundan yakınmaların da arttı. Ne zaman seni karın üstü bıraksam çok zaman geçmeden mızmızlanmaya,kendini kaldırmaya,elinle tuttuğun battaniyeden destek alarak kendini çekmeye,ayaklarını sanki derin sularda son sürat yüzermiş gbi çirpmaya başlıyorsun ve ne hikmetse geriye doğru ilerliyorsun. İlginç geliyor oysaki ileri gitmek varken neden geri be çocuuum ;) ;) 
Ellerine daha çok hakim olabiliyorsun. Bir elinden diğer eline nesne transferi senin için çocuk oyuncağı sayılır!. Hala ellerinin muazzam güzelliğini izlemekten vazgeçemedin ama ;) 
 Sırtüstü yatarken ayaklarında kendini desteklerek köprü pozisyonunda poponu kaldırıp ilerleyebiliyorsun ki bu artık daha daha dikkat demek benim için ♥ 
 Kollarından tutulduğunda bütün bir salonu adımlarına boğabilecek gücü kendinde buluyorsun feekat ben 'yeter artık Poyraz' diyip pes ediyorum. 
 En can alıcı nokta ;) Nasıl öğrendin bilmiyorum ama babanla karşılıklı kafaları sallayıp aaaa diye bağırıyorsun. Baba sana nabtı diyince aynı hareketi yapıyorsun. Bir de uzanamadığın ama istediğin bişey olduğunda(renkli,parlayan herhangi birşey,belki bir oyuncak) ya bu şekilde kafayı sallıyorsun yada istediğin şeye bakarak vücudunu kaskatı kesiyorsun..
Gel gel geeel yapabiliyorsuun ;) Eller devamlı bi hareket halinde. Gel gel dediğimiz zaman bizimle beraber senin ellerinde aynı işareti yapiyor.
 Gülücük saçıyorsun herkese kimseyi ayırt etmeden.. Mayalı hamur gibi pofidik bebeğim benim o kadar tatlısın,sıcacıksın ki anlatmaya doyamıyorum..
 Katı gıdaya başladık şükür ki çok büyük sıkıntılar yaşamadık şimdiye kadar ve umarım ki yaşamayız.
 Çok çok çok sevdiğim küçük prensim yarım yaşın kutlu olsun ♡♥♡

24 Şubat 2015 Salı

5


Vee bir ay daha büyüdün..
9300 gr agırlıgında,70 cm boyundasın. Bana sorsan kocaman oldun. Halbuki daha küçücüksün..
Her geçen gün sana olan sevgim artıyor.  Daha fazla ne kadar sevebilirim bilemiyorum. 
Hala dönemiyorsun, olsun bence daha dengeni sağlamayı öğrenemedin. Ayaklarını yakalayabiliyorsun ve sanki senin değillermiş gibi heyecanlanıyorsun. 
Oyuncakları seviyorsun ve gördüğunde verdiğin tepkiye bayılıyorum :)  Artık daha uzun süre uyanık kalıyorsun. Oyun oynamak,dolaşmak,incelemek sürekli bişeyler yapmak istiyosun. 
Uyku başlı başına sorun oldu artık. Uykun gelince esnemek,gözünü ovuşturmak,sakinleşme(bi anlık o an yatmalı ), cırlamak tarzı belirtilerin var. Ama nedense uykuya direniyorsun. Emziğini çıkartıp sallıyorsun,battaniyeni kafana kadar çekiyorsun,ayaklarını havaya kaldırıyorsun, hiç olmadı elini gözüne sokma çabalarına giriyorsun.Uyumamak için elinden geleni yapıyorsun. Evet çok komik,çok tatlı ama bi yerden sonra YETER DA demiyor değilim.
Hala 2 saatte bir emziriyorum. Emerken elin ayağın kıpır kıpır. Çekiştirmeler,ittirmeler cırlamalar. Bide bu cırlama olayı öğrendin gece herkes uyuyunca cırlıyorsun.
Ayy resmen kahkaha atıyorsun. Öyle bi anda neye güldüğün belirsiz bi şekilde. Durup durup Fatih'e ayy nasıl gülüyor bu ya diyorum.
Her gün bir tatlı kaşığı kadar yoğurt koyuyorum tabağına sana tattırmak için ama ancak bir çay kaşığı kadarını veriyorum. Babannenin yaptığı yoğurtla karnını doyurur da emmek istemezsin diye ;) Şimdilik sadece merakını giderecek kadar yani. Yoğurt,peynir,haşlanmış havuç tadına baktığın besinler,hepsini sevdin . Çok ağır bir biçimde ek gıdaya geçmeye başladık. Herhangi bir sorun olmazsa mümkün olduğunca emzirmek istiyorum. Bir daha ne zaman anne sütü alacaksın tadını çıkaralım..
Ciddi ciddi büyüyorsun. Ayrı bir farkindalık var sanki sende artık. İnsanlar değiştiğinde,ortam değiştiğinde,eşyalar değiştiğinde tepkilerin de değişiyor.
Garip garip sesler çıkartıyorsun,ellerinin tamamını ağzına sokmaya çalışıyor sonunda ya öğürüyorsun ya da kusuyorsun. Vücudunu iyiden iyiye tanımaya başladın; bez bölgene ufak girişimlerde bulunuyorsun.
Yerde yatarken kendi etrafında daire çizebiliyorsun poponu öteleyerek yol katediyorsun. Yüzüstü yatarken herhangi bir girişimde bulunmuyorsun şu an. Seni bi yerde bırakırken daha dikkatliyim artık.
Sonuç olarak büyüyorsun ve ben inanamıyorum. Minik puf börekim salyalı böcekim adam olma yolunda ilerliyor. Haydee hayırlısı bakalım..
 Hayat her daim güzellikleri sunsun sana fındıkım. Rabbim korusun seni.
 Ne kadar şükretsem az varlığına..
 Çok çok öperim çok severim ;) ;) 



22 Ocak 2015 Perşembe

4. Ay







Bu ay daha bi büyüdün sanki..
Ne istediğini daha rahat anlıyorum artık.
8300 gr ağırlığında,69 cm boyundasın. Eskisi kadar kilo almamışsın ama olsun.
Hala uyku düzeni oturtamadım sana bu yüzden hem çok zorlanıyorum hemde kendime kızıyorum. Bi kaç gün sabredip sabahları seni uyanık tutmayı başarabilsem düzelceksin sanki ama, bütün gece uyumayınca sabaha pert olduğumdan beceremiyorum.
Uykuyla beraber emme düzenini(süt üretimi artsın diye sık sık emzirdiğim için) bozduk. 2 saatte bi meme isteyen bebişim şimdi ne zaman istiyeceği belli olmuyor. Ya memeyle oynuyorsun ya da ağzına sokmuyorsun.
 Bi kaç gün öncesine kadar savaş verdin emmemek için. Seni emzirmeyi ne kadar sevdiğimi tekrar anladım. Benim gibi takıntılı bi anneysen emzirmek gerçekten hayat meselesi. Aç olduğun halde memeyi ağzına alınca cırladın,ağladın,ittin,poponu kaldırdın delirdin kısacası. Inat ettim yatarak,ayakta,kucakta,ışıkta,karanlıkta aklıma gelen her yerde her pozisyonda emzirdim. Biraz daha ılımlısın ancak her an yeni bi fırtına kopcak gibi umarım son verirsin buna..
Mırıldanıyorsun. :) 
Uyurken ben eee eee dedikçe sende sesler çıkartıyorsun.. Uyanıkken kendi kendine konuşma çabası içine giriyorsun. Seninle ilgilenilmezse ağlıyosun ve bu tavrına çok gülüyorum. Heey ben burdayım bana bakın der gibi..
Uykunu alamadığında küçük prens gidiyor yerine mız mız ufak,sarkık yanaklı,büzülmüş dudaklarıyla her şeye ağlayan minnak geliyor..
Kahkaha atıyorsun ve buna bayılıyorum. O eşsiz anlardan birini belgeleyebildim saatlerce izleyip gülebilirim..
Dudaklarınla yaptıklarına bazen inanamıyorum.Opücük mü atıyosun tükürüyor musun muamma..
Kendi kendine dönmeye başlamadın henüz ve zannedersem bunda kucaktan inmeyişini etkisi büyük.. Yinede solucan gibi kıvrılmanı göz ardı edemiyecegiiim ;) Yatakta ordan oraya kıvrılıyosun popoyuda kaldırmayı becerdiğinden pozisyonunu rahat değiştiriyorsun.
Ellerini incelerken içim acıyo resmen. Bu kadar masum ve saf olunabilir mi acaba diye düşünüyorum. O ellerin sana ait olduğunu hala tam olarak çözemedin. Çekinerekde olsa ellerinle oyuncaklarını yakalamaya çalışman çok tatlı..
Hala cennet kokuyorsun. Miis gibi ;) 
Öyle güzel,şirin,sevecensin ki...
Rabbime binlerce şükür benimsin,benimlesin..
Gıdıgından öper seni çok severim çocuk ♥♡♥



29 Kasım 2014 Cumartesi

İyi ki anne olmuşsunuz!

 Bazı insanlara gerçekten 'amaan bee sende iyi ki doğurmuşsun. Herşeyi sen biliyon bee mübareek.!' diyesim var resmen.
 Bu nedir arkadaş herkes bu kadar mı bilgili olur bu kadar mı tecrübeli olur. Bi iki tane doğurup büyüttüler diye herbişeyi biliyolar, bilmekle yetinmeyip benim gibi tecrübesiz annelere dayatmaya çalışiyorlar..
  Kimisi su ver bebeğe der kimisi verme, kimisi az az yemeklerden tatdır der, kimisi kustu üşütmüşsün bebeği, kimi bebek dışarı mı çıkarmış... Uzar gider bu liste..
  Arkadaş benim bebemin derdi sizi mi gerdi. Yok sizi germediyse siz niye beni geriyosunuz,sinirlerimi bozuyosunuuz.! Sanki ben kendi yavrumu düşünmüyorum.
  Yavrumun kolları güçlensin diyorum karnının üstüne yatırıyorum 'vay efenim el kadar bebek öyle mi yatar, nefes alamaz öyle, yastık koy altına'..! Kustuğu için beslenme saatlerine dikkat ediyorum aç bırakıyosun bebegi nasıl annesin sen... Ağlamasın diye hemen sakinleştirmeye çalışıyorum hiç mi ağlamıycak bu bebek..
  Annelik zor. Çok zor ama bebeğe bakmaktan ziyade bu tarz insanlara laf anlatmaktan..
  Yapmayın kardeşim,ablalarım,abilerim.. Akıl vermeyin demiyorum tabi ki verin ama yaptırana kadar ısrar etmeyin..